AB Çelikte Kapıyı Daralttı
Avrupa Birliği’nin çelik ithalatında devreye aldığı yeni koruma kalkanı, küresel çelik ticaretinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açıyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni rejimle birlikte AB, yıllık gümrüksüz çelik ithalat kotasını 18,3 milyon tona indirirken, kota üzerindeki ithalata uygulanan gümrük vergisini yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkardı. Toplam ithalat kotasının 2024 seviyelerine kıyasla yaklaşık yüzde 47 daraldığı bu yeni sistemde, savaşın getirdiği lojistik ve maliyet yükleriyle boğuşan Ukrayna çeliği Avrupa pazarında ciddi bir geri çekilme yaşarken; Türkiye müzakereler sonucunda mevcut ihracat performansını sürdürecek kota tahsisini korumayı başardı.
Ukrayna Kotasında %60 Daralma ve Ağır Sanayi Darbesi
Yeni çelik rejiminin bölgesel üreticiler üzerindeki etkileri ve Ukrayna cephesindeki kırılma şu şekilde öne çıkıyor:
- 1,2 Milyar Dolarlık İhracat Kaybı Riski: Ukrayna’ya ayrılan kota yıllık yaklaşık 1 milyon tona düşürüldü. Bu miktar, 2025 gerçekleşmelerine göre yaklaşık %60’lık bir daralmaya karşılık geliyor. Toplam ihracatının %15’ini çelikten sağlayan ve dış satışının %80’ini AB pazarına yapan Ukrayna ekonomisi için bu tablo yıllık 1,2 milyar dolarlık döviz kaybı ve GSYH’de %0,6 daralma riski anlamına geliyor.
- Katma Değerden Yarı Mamule Dönüş: Ülkenin dev üreticisi Zaporizhstal, yüksek katma değerli çelik üretimini kısarak kota dışı bırakılan pik demir üretimine yönelmeyi değerlendiriyor. Lojistik hatlarında koklaşabilir kömür nakliyesinin ton başına 30-40 dolar ek maliyet yaratması, iç hat demiryolu navlunlarının %30 zamlanması ve tesislere yönelik hava saldırıları üretimi sürdürülemez kılmaya devam ediyor.
Türkiye Dünyanın 7. Büyük Üreticisi: Hız ve Yakınlık Kozu
AB pazarında daralan kotalar karşısında Türkiye’nin avantajları ve yeni rekabet dinamikleri:
- Kota Korundu, Kapasite Güçlü: Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yürüttüğü müzakereler neticesinde Türk çelik sektörü mevcut performansını koruyacak kotayı alarak pazardaki pozisyonunu tahkim etti. 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın 7. büyük üreticisi konumuna yükselen Türkiye, geniş üretim hacmiyle AB’nin yakın tedarik (nearshoring) tercihlerinde ilk sırada yer alıyor.
- “Eritme ve Dökme” Kuralı: AB’nin getirdiği bu kural ile çeliğin menşei gerçek üretim kaynağından izlenecek; üçüncü ülkeler üzerinden dolaylı menşe kaydırmalarının önüne geçilecek.
- SKDM (Sınırda Karbon Vergisi) Eşiği: Kota başarısına rağmen Türk üreticileri, kesin uygulama aşamasına geçen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında emisyon maliyetlerini düşürmek ve elektrikli ark ocağı (EAF) avantajını korumak zorunda.
AB Yeni Çelik Rejimi ve Pazar Dengeleri (2026)
| Parametre / Gösterge | Eski Sistem (2024-2025) | Yeni Rejim (1 Temmuz 2026) | Stratejik Etki |
| AB Toplam Gümrüksüz Kotası | ~34,5 Milyon Ton | 18,3 Milyon Ton | Pazar %47 Oranında Daraltıldı |
| Kota Dışı Gümrük Vergisi | %25 | %50 | Kota Aşımında Aşırı Koruma |
| Ukrayna Kotası | Serbest / Yüksek Hacim | ~1 Milyon Ton | %60 Küçülme, 1,2 Milyar $ Döviz Riski |
| Türkiye’nin Durumu | Yüksek Hacim | Mevcut Kotasını Korudu | Küresel 7. Üretici Olarak Kritik Tedarikçi |
| Menşe / Giriş Kriteri | Sevkiyat Menşei | Eritme ve Dökme Takibi | Üçüncü Ülke By-Pass Hatları Kapatıldı |
FIX YORUMU
AB’nin çelik kotalarını %47 kısarak kota dışı vergiyi %50’ye yükseltmesi ve Ukrayna gibi dev bir rakibin pazar payını kaybetmesi; bültenimizin önceki sayfalarında incelediğimiz “LME sanayi metallerindeki stok erimesi”, “UİB’in otomotiv ve metal rekorları” ve “AB’nin yeni korumacı sanayi politikaları” ile tam bir “yeşil dönüşüm ve tedarik zinciri entegrasyonu” oluşturmaktadır.
Ukrayna’nın çekildiği yüksek katma değerli çelik pazarında Türk üreticilerinin payını artırması ve SKDM karbon duvarına takılmaması adına FIX Danışmanlık olarak 3 stratejik yol haritası sunuyoruz:
- SKDM ve Yeşil Çelik Dönüşümünü “Teşvik Robotu” ile Finanse Etmek: AB pazarında kalıcı olmanın ön koşulu düşük karbonlu üretimdir. Türk çelik üreticilerimiz; elektrikli ark ocakları (EAF), hurda geri kazanımı ve enerji verimliliği yatırımları için içerideki Teşvik Robotu sistemini aktif çalıştırmalı; Ticaret Bakanlığı’nın Tasarım ve Ürün Geliştirme Projesi Desteği, Yeşil Dönüşüm Hibeleri ve KOSGEB’in Kapasite Geliştirme Programı kaynaklarını anlık filtreleyerek altyapılarını devlet eliyle fonlamalıdır.
- 5 Milyar TL’lik Reeskont Kredisiyle Hurda ve Ham Madde Stok Kalkanı: Katı yakıt ve metal girdi maliyetlerindeki küresel oynaklığa karşı işletme sermayesini (working capital) korumak hayati önem taşır. Ticaret Bakanlığı ve TCMB’nin günlük limitini 5 milyar TL’ye çıkardığı yüzde 20 maliyetli ucuz İhracat Reeskont Kredileri, çelik sanayicilerimizin yüksek faiz ortamında ham madde ve hurda tedarikini ucuz finansmanla güvenceye alması için en güçlü likidite kaynağıdır.
- Eritme-Dökme Kuralına Karşı Menşe Belgelendirme Hibeleri: AB gümrüklerinde “eritme ve dökme” kaynak takibinin sıkılaşması, menşe şeffaflığını zorunlu kılmaktadır. Firmalarımız; izlenebilirlik sertifikaları, karbon ayak izi tescili ve laboratuvar test bütçeleri için Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu %75’e varan Pazara Giriş Projesi Desteği kapsamındaki belgelendirme hibe kalemlerini aktif olarak kullanmalıdır.




