ABD metali çekiyor, depolar boşalıyor
Sanayi metallerinde fiyat dengeleri artık yalnızca klasik fabrika talebi ve maden rekoltesiyle şekillenmiyor. 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla ABD’nin uygulamaya koyduğu yeni gümrük tarifeleri, Avrupa Birliği’nin Rus menşeli metallere getirdiği katı yaptırımlar ve Çin’in iç piyasa-dış piyasa fiyat farkından (arbitraj) yararlanma stratejisi emtia rotalarını baştan yazıyor. Tüketimin en güçlü olduğu bölgeden ziyade, en yüksek fiyatın ve tarife korumasının bulunduğu pazara kayan fiziki metal akışı; Asya ve Avrupa depolarında arz daralmasına yol açarken, demir cevheri zayıf Çin talebi nedeniyle bu ralliden ayrışıyor.
Bakırda Tarife Telaşı: LME 13 Bin 600 Doları Aştı, Depolar Boşaldı
Londra Metal Borsası’nda (LME) üç ay vadeli bakırın ton fiyatı 13 bin 600 doların üzerinde seyrini sürdürürken, yükselişin arkasındaki temel dinamik ABD’nin olası ek tarifeleri öncesinde tüccarların başlattığı agresif depolama trafiği oldu:
- Stoklarda Sert Erime: ABD’li ithalatçıların maliyet artışlarına karşı stok takvimini öne çekmesiyle, Londra Metal Borsası’ndaki bakır stokları mayıs sonundan temmuzun üçüncü haftasına kadar yüzde 24 geriledi. Kalan stokların yüzde 56’sının teslimat için ayırtılması (cancelled warrants), piyasaya sunulabilir fiziki metali kriz seviyesinde daralttı.
- Şanghay’da %80’lik Düşüş: Şanghay Vadeli İşlemler Borsası (SHFE) depolarındaki bakır miktarı mart ortasından bu yana yüzde 80’den fazla düşerek 79 bin 909 tona indi. Fiziki metale erişim zorlaşırken, Çinli alıcıların ithal bakıra ödediği Yangshan primi ton başına 100 dolarla 14 ayın zirvesindeki yerini korudu.
- Tüketimden Bağımsız Stoklama: ABD’nin yarı işlenmiş ve rafine bakır ürünlerine yönelik vergi beklentisi, tüccarların metali Londra ve Şanghay’dan çekip Amerikan depolarına yığmasına yol açtı. Aynı teslimat stresi alüminyum ve çelik hatlarında da görülüyor.
Avrupa’da Rus Metali Sınırı ve Çin’in Arbitraj İhracatı
Avrupa ve Asya yakasında ise sanayi metallerinde yeni bir ticaret düzeni kuruluyor:
- 25 Temmuz 2026 Yaptırım Eşiği: AB’nin yaptırım kararı doğrultusunda, Rusya menşeli bakır ve kobalt ancak 25 Temmuz 2026’dan önce gümrük bölgesine girmiş olması halinde LME depolarına tescil edilebilecek. Menşe belgesi (Certificate of Origin) ve teslimat tarihi, Avrupalı sanayicilerin toplam maliyet hesabındaki en kritik değişkene dönüştü.
- Çin İhracat Kapısını Açtı: Uzun süredir net ithalatçı olan Çin; nikel, kalay ve çinkoda küresel LME fiyatlarının iç piyasa fiyatlarının üzerine çıkmasını fırsata çevirdi. Çin, yüksek prim oluşan Avrupa ve Asya pazarlarına işlenmiş nikel ve çinko ihraç ederek LME’deki fiyat köpüğünü dengelemeye çalışıyor.
- Alüminyumda Enerji Hesabı: Yüksek elektrik tüketimi nedeniyle Avrupa’da kapatılan izabe kapasiteleri yüksek enerji maliyeti nedeniyle açılamazken, Orta Doğu’daki lojistik riskler külçe ve profil alüminyum sevkiyat maliyetlerini tırmandırıyor.
Demir Cevheri Yarıştan Ayrıştı: Çin’de Stok Patlaması
Bakır, nikel ve çinkodaki borsa hareketliliğine karşın demir cevheri tamamen farklı bir patikada ilerliyor. Çin’in haziran ayındaki demir cevheri ithalatı 112,69 milyon tonla 6 ayın zirvesine çıksa da, emtia fiyatları baskı altında kalmaya devam ediyor:
- İthalat İle Üretim Makası: Yılın ilk yarısında Çin’in demir cevheri ithalatı %6,3 artarken, ham çelik üretimi yüzde 3 geriledi. Aradaki devasa fark limanlarda ve fabrikalarda cevher stoklarının birikmesine yol açtı.
- Sektörel Daralma: Çin’de gayrimenkul yatırımlarının zayıf seyretmesi, inşaat başlangıçlarının durma noktasına gelmesi ve otomotiv satışlarının ilk yarıda yüzde 4,1 gerilemesi yassı çelik talebini baltalıyor. Avustralya, Brezilya ve Gine’den (Simandou) gelen yüksek maden arzı fiyatların yukarı tırmanmasını engelliyor.
FIX YORUMU
ABD’nin tarife öncesi metal depolama yarışı, LME stoklarının eritilmesi ve Avrupa’nın 25 Temmuz 2026 itibarıyla Rus metallerine getirdiği menşe kısıtlamaları; küresel imalat sanayiinde “lokasyon ve menşe odaklı maliyet şoklarını” tetiklemektedir.
Bakırın 13 bin 600 doları aştığı, çinko ve nikelde Çin ihracatının belirleyici olduğu bu yeni konjonktürde, Türk metal, otomotiv, kablo, makine ve iklimlendirme üreticilerinin marj erimesi yaşamaması adına FIX Danışmanlık olarak 3 hayati adım öneriyoruz:
- LME ve SHFE Fiyat Ayrışmasına Karşı “Hedge” ve Forward Sözleşmeleri: ABD tarifeleri nedeniyle Asya ve Avrupa depolarındaki fiziki metalleri çekme stresi, önümüzdeki günlerde LME primlerini daha da tırmandıracaktır. Bakır, alüminyum ve çinko kullanan ihracatçılarımız, girdi maliyetlerini sabitlemek adına ivedilikle LME tabanlı fiyat sabitleme (hedge) ve türev ürün anlaşmalarını devreye almalıdır.
- 5 Milyar TL’lik Reeskont Desteğiyle Ham Madde Stok Finansmanı: Küresel borsalardaki fiziki stok darlığı, yerli imalatçıların ham maddeye ulaşım süresini uzatacaktır. Ticaret Bakanlığı’nın günlük limitini 5 milyar TL’ye çıkardığı yüzde 20 maliyetli düşük faizli İhracat Reeskont Kredileri, sanayicilerimizin tırmanan bakır ve alüminyum maliyetleri karşısında ham madde stoklarını (working capital) ucuz finansmanla fonlaması için büyük bir imkandır.
- AB İhracatında Menşe (Certificate of Origin) Kalkanı: AB’nin 25 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Rus menşeli metal ve türev ürünlere uyguladığı sıkı denetimler, Türk ihracatçılarının gümrük sahalarında “dolaylı yaptırım” riskiyle karşılaşmasına neden olabilir. İşlenmiş metal, çelik, kablo ve otomotiv parçası ihraç eden firmalarımız, kullandıkları ham maddenin Rus menşeli olmadığını tescilleyen izlenebilirlik sertifikalarını hazır bulundurmalı ve Teşvik Robotu üzerinden Ticaret Bakanlığı’nın Pazara Giriş Projesi Desteği kapsamındaki belgelendirme hibelerini aktif olarak kullanmalıdır.




