İçeriğe geç

Gündem Kaynak: oib.org.tr 3 dk okuma

“Made in EU” Düzenlemesi: Türkiye İçin Yeni Bir Tedarik Zinciri Fırsatı mı?

Hazırlayan Enes Ünal, İhracat ve İş Geliştirme Lideri Onaylayan Sertaç Öztürkcan, Kurucu Ortak

Avrupa Birliğinin yerli üretimi ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Made in EU” düzenlemesi, Türkiye açısından önemli bir stratejik gelişme olarak değerlendiriliyor.

“Made in EU” Düzenlemesi: Türkiye İçin Yeni Bir Tedarik Zinciri Fırsatı mı?

“Made in EU” Türkiye için yeni bir tedarik zinciri fırsatı

AB'nin kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanımasını öngören bu yeni yaklaşımın, Türkiye'nin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerindeki rolünü güçlendirme potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné tarafından açıklanan Sanayi Hızlandırıcı Yasa Teklifi, AB sanayisini güçlendirmek ve istihdamı artırmak amacıyla kamu alımlarında Avrupa üretimine öncelik verilmesini öngörüyor.

Düzenleme kapsamında, AB ile ticari entegrasyonu bulunan ülkelerin dışlanmayacağı belirtilirken, Türkiye'nin Gümrük Birliği çerçevesinde “Made in EU” kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.

Türkiye'nin Avrupa tedarik zincirindeki konumu güçlenebilir

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Made in EU” şartının Gümrük Birliği kapsamında Türkiye'yi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmesinin ticari ilişkiler açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Bu gelişmenin özellikle:

  • Otomotiv
  • Çelik
  • Makine ve sanayi ekipmanları
  • Yan sanayi ve tedarik sektörleri

gibi stratejik alanlarda Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemindeki konumunu güçlendirebileceği değerlendiriliyor.

AB'nin kamu alımlarında ve stratejik projelerinde Avrupa üretimine öncelik verilmesi, Türkiye'nin de bu kapsamda değerlendirilmesi durumunda Türk ürünlerinin Avrupa menşeli ürünlerle aynı değer zinciri içinde konumlanmasını sağlayabilir.

Otomotiv sektörü için kritik bir başlık

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik'e göre, Türkiye'nin “Made in EU” kapsamına dâhil edilmesi otomotiv sektörü açısından kritik öneme sahip.

Çelik, Türkiye'nin AB otomotiv ekosistemiyle son derece entegre olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı bir “Made in EU” uygulaması yalnızca Türk otomotiv sektörüne değil, Türkiye ile entegre çalışan Avrupa otomotiv sanayisine de zarar verebilir.

Türkiye'nin kapsam içinde yer almasının:

  • AB'ye ihracatın kesintisiz devam etmesini
  • Türk otomotiv sektörünün rekabet gücünün korunmasını
  • Avrupa'nın Çin'e bağımlılığını azaltma stratejisinde Türkiye'nin rolünü artırmasını

sağlayabileceği ifade ediliyor.

Çelik sektörü için yeni fırsatlar

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan da Türk çelik sektörünün hâlihazırda AB teknik standartlarıyla büyük ölçüde uyumlu üretim yaptığını belirtti.

Türkiye'nin “Made in EU” kapsamında değerlendirilmesinin kısa vadede doğrudan büyük bir avantaj yaratmayabileceğini ifade eden Yayan, şu noktaya dikkat çekti:

Eğer diğer ihracatçı ülkeler bu kapsamın dışında kalırsa oluşabilecek pazar boşlukları Türk çelik sektörü için önemli fırsatlar yaratabilir.

Türkiye'nin coğrafi yakınlığı, güçlü üretim kapasitesi ve AB normlarına uyumlu üretim yapısı sayesinde Avrupa için güvenilir ve rekabetçi bir tedarikçi konumu daha da güçlenebilir.

Yeşil dönüşüm ve yeni yükümlülükler

Uzmanlar, “Made in EU” düzenlemesinin yalnızca fırsatlar değil bazı yükümlülükler de getirebileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle:

  • Karbon emisyonu standartları
  • Yeşil üretim kriterleri
  • sürdürülebilirlik ve çevre regülasyonları

önümüzdeki dönemde düzenlemenin kapsamına dâhil edilebilir.

Bu durum, Türk sanayisinin yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandırmasını ve AB'nin iklim politikalarına daha güçlü uyum sağlamasını gerektirebilir.

Genel değerlendirme

“Made in EU” düzenlemesi, Avrupa'nın stratejik sanayi politikasının önemli bir parçası olarak görülüyor. Türkiye'nin bu sistem içinde yer alması hâlinde:

  • Avrupa tedarik zincirlerinde rolü güçlenebilir
  • AB pazarındaki rekabet avantajı korunabilir
  • stratejik sektörlerde ihracat sürekliliği sağlanabilir

Ancak sürecin nasıl uygulanacağı ve hangi sektörlerin kapsam içine alınacağı, Türkiye açısından belirleyici olacak.

FIX yorumu: İhracatçı için ne anlama geliyor?

Değerlendiren Enes Ünal, İhracat ve İş Geliştirme Lideri

“Made in EU” düzenlemesi Türkiye için yeni bir fırsat yaratmaktan çok mevcut güçlü konumun korunmasını sağlayan stratejik bir eşik olarak görülmeli.

Türkiye'nin AB üretim ekosistemiyle yüksek entegrasyonu göz önüne alındığında:

  • otomotiv
  • çelik
  • makine
  • tedarik sanayi

gibi sektörlerde Avrupa değer zincirinin vazgeçilmez bir parçası olduğu açık.

Ancak önümüzdeki dönemde yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim standartları rekabetin yeni belirleyicileri olacak.

Bu nedenle Türkiye için asıl kritik başlık, Avrupa pazarındaki konumu korumak kadar yeşil ve yüksek katma değerli üretime hızla geçiş yapmak olacak.

Ön değerlendirme

Size en uygun ihracat danışmanlığı planını birlikte belirleyelim

Gelişmenin firmanıza etkisini birlikte değerlendirelim. Birkaç kısa soru, yaklaşık 2 dakika.

Adım 1
İletişim bilgileriniz

Bilgilerinizi yalnızca size dönmek için kullanırız. Formu yarıda bıraksanız da sizi bir kez arayabiliriz. Ayrıntılar: Aydınlatma Metni.

Puan, program adı ya da onay vaadi gösterilmez.

Dosya tamamlanınca bir uzman sizinle iletişime geçer. Beklemek istemezseniz WhatsApp'tan yazın.

Ön değerlendirme

Size en uygun ihracat danışmanlığı planını birlikte belirleyelim

Birkaç kısa soru, yaklaşık 2 dakika. Bilgileriniz talebinizi değerlendirmek için kullanılır.

Adım 1
İletişim bilgileriniz

Bilgilerinizi yalnızca size dönmek için kullanırız. Formu yarıda bıraksanız da sizi bir kez arayabiliriz. Ayrıntılar: Aydınlatma Metni.

Puan, program adı ya da onay vaadi gösterilmez.

Dosya tamamlanınca bir uzman sizinle iletişime geçer. Beklemek istemezseniz WhatsApp'tan yazın.