Karadeniz’den Avrupa’ya Lezzet Köprüsü
Türkiye’nin su ürünleri sektörü, geleneksel pazarlardaki konumunu güçlendirirken, niş ürün gruplarında ezber bozan büyüme rakamlarına imza atmaya devam ediyor. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak-Mayıs dönemi dış ticaret verilerine göre, Türk hamsisi özellikle Avrupa pazarından gelen yoğun talep dalgasıyla tarihi bir ihracat ivmesi yakaladı. Yılın ilk 5 ayında Türkiye, 20 farklı ülkeye tam 2 bin 662 ton hamsi ihraç ederek ekonomiye 7 milyon 306 bin 333 dolarlık net döviz girdisi sağladı.
Miktarda %70 Artış, Zirve Belçika ve Fransa’nın
DKİB verileri, Türk hamsisinin yurt dışındaki tüketim ekosisteminde ne denli güçlü bir yer edindiğini hacimsel ve değer bazlı artış grafiğiyle ortaya koyuyor:
- Hacim ve Değer Ayrışması: Hamsi ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 70 gibi astronomik bir sıçrama kaydederken, elde edilen toplam ciro değer bazında yüzde 20 oranında artış gösterdi.
- Avrupa Birlikleri İlk Sırada: Türk hamsisini en çok tüketen ülkeler sıralamasında liderlik koltuğuna 1 milyon 876 bin 910 dolarlık alımla Belçika oturdu. Belçika’yı 1 milyon 626 bin 918 dolarla Fransa takip ederken, savaş iklimine rağmen tedarik zincirini koruyan Ukrayna 1 milyon 453 bin 497 dolarlık ithalatıyla üçüncü sırada yer aldı.
Su Ürünlerinde Beklentiler Yüksek
DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, Türk hamsisine özellikle Avrupa pazarında gösterilen ilginin katlanarak sürdüğünü ifade etti. Yakalanan bu güçlü ivmenin, av sezonu dinamikleri ve işleme tesislerinin tam kapasite çalışmasıyla birlikte 2026 yılının geri kalan aylarında da artarak devam etmesi bekleniyor.
FIX YORUMU
Su ürünleri ihracatında hamsi özelinde gerçekleşen bu nisan ve mayıs sonu kümülatif başarısı, FIX Danışmanlık olarak gıda sanayisinde her zaman vurguladığımız “Doğru pazar, doğru ambalaj ve soğuk zincir yönetimi” stratejilerine dair çok net çıktılar sunuyor.
Stratejik Çıkarımlarımız:
Lojistik ve Standart Teşvikleri: Canlı ve taze su ürünlerinin AB standartlarında, katı biyogüvenlik muayenelerinden geçerek bu tonajlarda taşınabilmesi ciddi bir lojistik başarıdır. Karadenizli üreticilerimizin küresel rakipleri karşısında maliyet avantajını koruyabilmesi adına, soğuk zincir filolarını modernize edecek ve soğuk hava depolarında enerji maliyetlerini düşürecek KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı lojistik/pazara giriş desteklerini aktif olarak kullanması uzun vadeli bağışıklık sağlayacaktır.
Miktar-Değer Makası ve Endüstriyel İşleme İhtiyacı: Miktarın %70 artarken değerin %20’de kalması, hamsinin yurt dışına ağırlıklı olarak “düşük birim fiyatlı” dökme veya birincil işlenmiş (şoklanmış/dondurulmuş) olarak gönderildiğini gösteriyor. Sektörün bu hacimsel başarıyı daha yüksek kârlılığa tahvil edebilmesi için; hamsiyi marine, konserve, füme veya gurme soslu hazır tüketim (RTE) formatlarında paketleyerek ihraç etmesi şarttır. Katma değer, mutfağa hazır üründe saklıdır.
Gurbetçi Pazarının Ötesine Geçmek: Belçika ve Fransa’nın zirvede yer alması, ilk etapta bu ülkelerdeki yoğun Türk ve Akdenizli popülasyonun (etnik pazar) talebini akla getirse de, Ukrayna’nın üçüncü sırada yer alması ürünün yerel halklar tarafından da bir protein kaynağı olarak benimsendiğini kanıtlıyor. Sektörün, Avrupa’daki büyük zincir marketlerin (gourmet/seafood) raflarına doğrudan kendi markalarıyla girebilmesi için ürün geliştirme (Ar-Ge) süreçlerine odaklanması gerekiyor.




