Küresel pazarlardaki talep yavaşlamasına, hammadde fiyatlarındaki oynaklıklara ve bölgesel jeopolitik risklere rağmen Türkiye, dış ticaret hamlesinde vites yükseltmeye devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 33. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, devletin zirvesi ve iş dünyasının liderlerinin katılımıyla Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende küresel ekonomiye ve Türkiye’nin dış ticaret vizyonuna dair çok önemli açıklamalarda bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, mal ve hizmet ihracatında yıl sonu için belirlenen 410 milyar dolarlık dev hedefe ulaşmak adına çarkların tam kapasite döndüğünü ilan etti. Pandemi dönemi olan 2020 yılından bu yana mal ihracatını 104 milyar dolar, hizmet ihracatını ise 63 milyar dolar artırarak toplamda 400 milyar dolar sınırına getiren Türkiye, dış ticarette “kırmızı çizgi” olarak belirlediği ihracat odaklı büyüme modelini tahkim ediyor.
Gelecek Hafta Yarı Yıl Karnesi Açıklanıyor: 23 Çeyreklik Kesintisiz Büyüme Serisi
Bakan Bolat, önümüzdeki hafta 2026 yılının ilk yarısına ait dış ticaret karnesinin netleşeceğini belirterek, makroekonomik dengelerdeki pozitif seyre dair şu ipuçlarını paylaştı:
- Dış Dengede İstikrar: Yılın ilk yarısında, yakın coğrafyadaki sıcak savaşlara ve küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalara rağmen ihracat artış trendini korudu; dış ticaret ve cari işlemler dengesi istikrarlı yapısını sürdürdü.
- Ekonomik Güven Artışı: Yılın ikinci çeyreğinden itibaren hızlanan tarımsal üretim, fabrikalardaki kapasite kullanım oranlarındaki toparlanma ve hem reel kesim hem de tüketici güven endekslerindeki yukarı yönlü ivme, Türkiye ekonomisinin kesintisiz 23 çeyrektir süren büyüme serisini devam ettireceğini gösteriyor.
160 Bin Kişilik İhracat Ordusu ve Tarihi Günlük Rekor
Türkiye’nin 1980 yılında yalnızca 1.000 firma ile başladığı dış ticaret serüveni, bugün devasa bir ekosisteme dönüşmüş durumda:
- Küresel Pazar Ağı: Türkiye bugün 225 ülke ve bölgeye, 12 bin 721 farklı ürün grubu ihraç ediyor. Tam 53 ülkeye yapılan ihracat 1 milyar dolar eşiğini aşarken, 33 farklı ürün faslında tüm zamanların ihracat rekorları kırılıyor.
- Milyar Dolarlık Şehirler: İhracat sadece birkaç büyük kentin tekelinden çıkarak Anadolu’ya yayıldı; artık 33 ilimiz yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyor.
- Günde 2,4 Milyar Dolar: Geçmişte yıllık ve aylık bazda hedeflenen 1 milyar dolarlık ihracat hacmi, bu yıl 22 Mayıs günü tek bir günde 2 milyar 420 milyon dolar dış satım yapılarak tarihi bir rekorla geride bırakıldı.
FIX YORUMU
TİM 33. Genel Kurulu’nda netleşen 410 milyar dolarlık yıl sonu projeksiyonu, FIX Danışmanlık olarak sahadaki firmalarımızın stratejik büyüme planlarını yaparken rehber edineceği çok güçlü makro veriler ve pazar şifreleri barındırıyor.
Stratejik Çıkarımlarımız:
- Gelişmiş Pazarlarda Kalite ve Teknoloji Kozu: Bakan Bolat’ın “Dünyanın en gelişmiş pazarları artık en büyük ticaret ortaklarımız” tespiti, Türk sanayi ürünlerinin küresel ligde bir üst segmente tırmandığını gösteriyor. Otomotiv, beyaz eşya, makine, tekstil ve savunma sanayiinde fiyat odaklı rekabetten ziyade kalite ve teknoloji odaklı bir pricing power (fiyatlama gücü) elde etmeye başladık. Şirketlerimiz bu algıyı kalıcı kılmak adına, devletin sunduğu Tasarım ve Ürün Geliştirme Projesi Desteği ve UR-GE Proje Desteği mekanizmalarını kullanarak küresel pazardaki lüks ve nitelikli segmentlere doğrudan kendi markalarıyla girmelidir.
- Uluslararası Anlaşmalar ve Yeni Rota Fırsatları: Ticaret Bakanlığı’nın sadece son bir yılda 56 ülke ve uluslararası teşkilatla 146 üst düzey toplantı gerçekleştirerek yeni nesil ticaret köprüleri kurması, ihracatçımız için korumacı gümrük duvarlarının arkasından dolaşma fırsatı yaratıyor. Firmalarımız, tek bir pazara (örneğin sadece Avrupa’ya) bağımlı kalmanın getirdiği sektörel riskleri azaltmak adına, Bakanlığın yeni imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarını (STA) yakından takip etmeli; devletin Pazara Giriş Projesi Desteği enstrümanlarını kullanarak Kuzey Amerika, Körfez ve Asya pazarlarında agresif bir pazar çeşitlendirmesine gitmelidir.
- Büyüme Dinamiklerini Finansman Teşvikleriyle Sübvanse Etmek: İkinci çeyrekteki kapasite kullanım oranı artışları ve tarımsal canlanma sinyalleri, üretim çarklarının döndüğünü tescilliyor. Ancak içerideki yüksek finansman maliyeti kıskacını kırmanın ve 410 milyar dolarlık hedefte pay sahibi olmanın yolu, devlet desteklerini akıllıca kullanmaktan geçiyor. Şirketler, içerideki Teşvik Robotu yazılımlarını aktif olarak çalıştırarak, bütçelerine en uygun geri ödemesiz KOSGEB hibe programlarını, TÜBİTAK Ar-Ge sübvansiyonlarını ve Ticaret Bakanlığı’nın küresel markalaşma desteklerini anlık filtrelemeli ve büyüme motorlarını devlet eliyle finanse etmelidir.




