AIx® · Teşvik Robotu

İhracat Koridorunda Sınırlı Nefes: İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi Haziranda 50,4’e Yükseldi!

İhracat Koridorunda Sınırlı Nefes

Küresel ticaret ortaklarımızın satınalma güçlerini, sanayi aktivitelerini ve sipariş iştahlarını en dinamik şekilde ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi’nin Haziran 2026 dönemi sonuçları açıklandı. Türkiye imalat sanayisinin dış pazarlardaki faaliyet koşullarını takip eden endeks, haziran ayında bir önceki aya göre ılımlı bir kıpırdanma göstererek 50,3 seviyesinden 50,4 puana yükseldi. Endekste 50 eşik değerinin üzerindeki tüm rakamlar pazarlardaki genişlemeyi ve talep iyileşmesini simgelediği için, bu sonuçla birlikte dış talep koşullarındaki güçlenme eğilimi kesintisiz 2,5 yıllık (30 aylık) tarihi bir seriye ulaştı. Ancak 50,4’lük bu sınır değer, küresel talepteki iyileşmenin Türk imalatçısı için hala son derece zayıf ve sınırlı bir patikada seyrettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Avrupa Üçlüsünde Daralma Sürüyor, İspanya ve ABD Ayakta

İhracat iklimi genel anlamda pozitif bölgede kalmayı başarsa da, Türk imalat sanayi ürünleri açısından hayati öneme sahip olan dev pazarlardaki sektörel ayrışma dikkat çekiyor:

  • En Büyük 5 Pazarın 3’ünde Fren: Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından olan Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık üçlüsünde haziran ayında da üretim azaldı. Almanya ve Fransa’da sanayideki düşüş hızı yavaşlama sinyalleri verirken; Birleşik Krallık’taki ekonomik aktivite nisan 2025’ten bu yana en keskin daralma hızına ulaştı.
  • ABD ve İtalya Dengeyi Sağladı: Daha olumlu tarafta yer alan ABD ve İtalya pazarlarında üretim artışı (büyüme) kaydedilse de bu oranlar ılımlı düzeyde kaldı.
  • Avrupa’nın Yıldızı İspanya ve Hollanda: İspanya ve Hollanda güçlü üretim artışlarıyla haziran ayının parlayan yıldızları oldu. Özellikle İspanya, 2026 yılının başından bu yana en yüksek ekonomik büyüme hızını yakaladı. Orta ve Doğu Avrupa aksında ise Rusya, Romanya ve Polonya daralırken, Çekya ve Kazakistan büyüme gösterdi.

Orta Doğu’da Suudi Arabistan Canlı, BAE’de Petrol Dışı Yavaşlama

Körfez ve Orta Doğu pazarlarında jeopolitik risklerin gölgesinde karmaşık bir ekonomik performans izlendi:

  • BAE’de Son 5 Yılın En Zayıf Büyümesi: Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite haziranda da artışını sürdürdü ancak bu büyüme hızı son 5 yılın en sönük ve zayıf düzeyinde kaldı.
  • Körfez İstikrarı: Bölgesel normalleşme ve altyapı yatırımlarının sürdüğü Suudi Arabistan, Katar ve Lübnan‘da üretim haziran ayında artış kaydetti. Buna karşılık Kuveyt ve Mısır daraldı. Endeks genelinde iktisadi faaliyetlerin en sert çöktüğü pazar ise Mısır oldu.

S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede; jeopolitik belirsizliklerin küresel talep koşullarını zayıf tutmaya devam ettiğini, bu durumun Türk imalatçılarının yıl ortasında yeni sipariş alma imkanlarını sınırladığını belirterek, sanayicilerin yılın ikinci yarısında daha istikrarlı bir uluslararası ortam umut ettiğini kaydetti.

FIX YORUMU

İSO’nun haziran sonu itibarıyla açıkladığı 50,4’lük ihracat iklimi verisi, bültenimizin bir önceki sayısında ele aldığımız “haziran ayındaki tarihi 25 milyar dolarlık ihracat rekoru” ve “günlük reeskont kredisinin 5 milyar TL’ye çıkarılması” dopingleriyle birleştiğinde, sanayicilerimiz için hem bir pazar rotasyonu zorunluluğuna hem de çok ciddi stratejik şifrelere işaret ediyor. Ana pazarlarımız Almanya ve Fransa’daki bu durağanlığı aşmak adına FIX Danışmanlık olarak firmalarımıza şu 3 operasyonel hamleyi öneriyoruz:

  1. Avrupa’daki Daralmayı Körfez ve Akdeniz Rotasıyla İkame Etmek: Almanya ve Birleşik Krallık’ta üretim nisan 2025’ten bu yana en düşük hızda geriliyorsa, bu pazarlara sadece geleneksel tekstil veya demir-çelik satarak büyüme hedeflerimizi yakalayamayız. İhracatçılarımız, endekste güçlü büyüme sinyalleri veren İspanya, Hollanda ve haziranda %38,4’lük ihracat patlaması yaptığımız Suudi Arabistan ve Katar gibi canlı pazarlara odaklanmalıdır. Yeni pazar açılımlarının getireceği lojistik ve finansal maliyetleri hafifletmek adına, Ticaret Bakanlığı’nın Pazara Giriş Projesi Desteği ve Yurt Dışı Pazar Araştırması Desteği hibe yapıları, içerideki Teşvik Robotu algoritmaları üzerinden anlık filtrelenerek şirket bütçelerine dahil edilmelidir.
  2. 5 Milyar TL’lik Reeskont Sermayesini Teknoloji Yatırımına Döndürmek: Küresel talep koşullarının zayıf seyretmesi, dışarıdaki alıcıların fiyat ve kalite konusunda çok daha seçici davrandığı anlamına gelir. ASO başkanının “Konteynere daha fazla değer koyabilen kazanıyor” tespiti doğrultusunda, daralan Avrupa pazarında tutunabilmenin tek yolu katma değerli, inovatif ve yeşil ürün üretmektir. Sanayicilerimiz, Bakan Bolat’ın müjdelediği günlük 5 milyar TL’lik düşük maliyetli ucuz İhracat Reeskont Kredileri ve 300 milyar TL’lik faiz sübvansiyonu avantajını kullanarak fabrikalarını dijitalleştirmeli; KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı’nın Kapasite Geliştirme Destek Programı sübvansiyonlarıyla üretim maliyetlerini aşağı çekerek fiyatlama gücü (pricing power) elde etmelidir.
  3. AB Gümrük Muafiyetlerini E-İhracat ile Fırsata Çevirmek: İklim endeksindeki 50,4’lük sınırlı seyir geleneksel toptan (B2B) ticareti zorlaştırsa da, AB ile yürütülen müzakereler sonucu kazanılan e-ihracattaki 3 euroluk gümrük vergisi muafiyeti, nihai tüketiciye doğrudan ulaşacak dijital kanallarda (B2C) devasa bir büyüme alanı sunmaktadır. İspanya ve Hollanda gibi tüketim iştahı yüksek Avrupa ülkelerindeki pazar payımızı artırmak için KOBİ’lerimiz hızla e-ihracat altyapılarını kurmalıdır. Şirketler, yurt dışı reklam, marka tescili ve depo kiralama maliyetleri için Ticaret Bakanlığı’nın E-İhracat Destekleri ve Tasarım Desteği hibe programlarını kullanarak küresel rakiplerinin önüne geçmelidir.

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir